|

Akşam işten eve döndünüz,
yorgunsunuz kahvenizi aldınız dinlenmek için televizyonun başına geçtiniz.
Kumandanın tuşlarına bastınız, istediğiniz dizi yada program başlamamış...
Kumandanız ile kanallar arasında dolaşmaya başladınız ama karşınızda birbirinin
aynı programlar. Bunların arasından beğenmek zorundasınız.
Peki artık
bu zorunluluğunuz yakında kalkacak dersek? Televizyonun kumandasını aldınız,
düğmeye bastınız karşınıza bir menü çıktı. Menü?den haberleri seçtiniz.
Fakat haber saatini daha var. Hiç sorun değil. Haberler hemen karşınızda.
Hatta kişisel haber akışınızı bile hazırlayabilirsiniz. Örneğin çocuğunuz
başka bir şehirde üniversitede okuyor. Ve siz o şehirle ilgili haberleri
merak ediyorsunuz. Yada memleketinizdeki haberler ilginizi çekiyor. Bunun
için tek yapmanız gereken televizyonunuza ilgi alanlarınız ile ilgili ipuçları
vermek. Hangi diziyi seviyorsunuz, hangi takımı tutuyorsunuz, hangi video
klibi izlemek istiyorsunuz, hangi filmler yada belgeseller hoşunuza gidiyor,
hepsi emrinizde.. Hayal gibi diyorsanız hiç de bile değil.. IPTV ile hepsi
artık evinizde.. Başta Fransa olmak üzere avrupa?nın belli başlı ülkeleri
ile Japonya ve Amerika?da başlayan IPTV ve isteğe bağlı tv TvoD (TV on Demand)
uygulamaları sayesinde kişisel televizyonunuz artık emrinizde olacak.

IP TV
(Internet Protocol Television) Televizyon/ve veya görüntü
sinyallerinin genişbant (kablo internet/DSL) kullanıcısı aboneler veya
izleyicilere internet protokolü üzerinden dağıtıldığı sistemlere denmektedir.
Bu sistem genel olarak geniş bant işletmecisi tarafından sağlanan internet
bağlantısına paralel olarak aynı altyapı üzerinde tahsis edilen bir
bant genişliğiyle sağlanır.
IP TV
kendi başına bir protokol değildir. Halen tüm dünyada 100 milyondan
fazla evde genişbant ttnet müracat internet bağlantısının
kurulu olduğu bilindiğinden IP TV
'nin önümüzdeki yıllarda çok büyük bir hızla gelişme göstermesi beklenmektedir.
Görüntü yayınının bantgenişliği gereksinimlerinden dolayı
IP TV bağlantılarının
dağıtılması gereklidir.
IP TV hem canlı
tv yayınını (multicasting) hem de banttan yayını (VOD, Video on Demand)
içerir. Bu yayınları izleyebilmek için televizyona bağlı bir set üstü
alıcı cihaz ya da bilgisayar gerekiyor.
TTNET IP TV
için genellikle canlı
TV
yayınları için IGMP version 2 (kanal değiştirme işaretleşmesi) ve kayıttan
izlemeler (VOD- iste ve izle) için ise RTSP protokolleri kullanılıyor.
Canlı TV yayınlarının
dağıtılmasında peer-to-peer (P2P, kullanıcıdan kullanıcıya) teknolojisinin
kullanıldığı protokoller de yeni yeni ortaya çıkmakta. Bunun geleneksel
dağıtım modellerine göre esas avantajı veri dağıtım yükünün kullanıcılar
arasında paylaştırılabilmesi suretiyle dağıtıcının işletim giderlerini
büyük ölçüde indirebilmesinde yatıyor.
IP TV için kullanılan görüntü sıkıştırma formatları
MPEG-2, H.264, WMV (Windows Media Video 9 ve VC1), XviD, DivX, ve Ogg
bulunuyor.
IP TV
'nin geleneksel TV sistemlerine
göre en önemli avantajları her kullanıcının ayrı bir yayını izleyebilmesi
ve iki yönlü iletişim yeteneğinin olmasıdır. Bu sayede kullanıcının
dizi üzerinde denetim (durdurma, ileri, geri sarma v.b.) ve darbantlı
kuzeni web uygulamalarında olduğu gibi izleyeceği şeyi özgürce seçebilme
olanakları bulunmaktadır. Servis işletmecileri tüketicinin görüntü,
data ve telefon iletişimini ayni paket içinden alabildiği bu uygulamaya
"Tripleplay" demektedirler. Bir genişbant
ttnet
müracat (
KabloTV
/
KabloNet veya
ADSL ) hattından tüketiciye "tripleplay"
sunabilmek için işletmecinin hem IP TV
hem de IP Telephony (
VoIP , Voice over IP) teknolojisini
kullanması gerekiyor.
Halen
IPTV 'nin alternatifi geleneksel
uydu, kablo ve yersel yayın dağıtım teknolojileri. Ancak, kablo şebekesi
kolayca geliştirilerek uyumlu hale getirilebiliyor. Diğerleri de geri
dönüş yolunu genişbant, telefon veya cep şebekeleri üzerinden tamamlayarak
iki yönlü etkileşimli TV
(
ipTV
) haline getirilebiliyorlar.
ABD'de
iste ve izle(VOD) yayınları genellikle kablo
TV şebekesinden DVB protokolü kullanılarak veriliyor
ve adına IP TV denmiyor.
Ancak, İtalya'da Fastweb, İspanya'da Telefonica
'nın işlettiği Imagenio var. Japonya'da Yahoo BB /Softbank, Hong Kong'da
NOW Broadband TV, yeni açılan SuperSun halen
IPTV alanında faaliyet gösteren önemli işletmeci kuruluşlar.
2004 yılında SBC şirketi "Lightspeed" isimli büyük bir projeye
para yatırdı. Proje tamamlandığında 18 milyon abonesine 20- 25 Mbs hızında
internet hizmeti, internet üzerinden telefon ve
IP TV sağlanacak. Gerekli yazılımın
bedeli olarak sadece Microsoft'a $400 milyon dolar verecek. Bundan ayrı
olarak gerekli şebeke altyapısını kurabilmek üzere de $4 milyar dolar
harcıyor. Bu yatırımda en büyük pay yaklaşık 1.7 milyar dolar ile Alcatel'in
vereceği erişim ve fiber teknolojileri, IP routing, Ethernet santral
çözümleri, şebeke sistemleri ve tümleştirme hizmetleri bulunuyor. Bu
anlaşma yepyeni ve tümleşik bir IPTV
şebeke çözümü konusunda SBC, Microsoft ve Alcatel sistemlerini global
anlamda biraraya getirmektedir.
2005 Ocak ayında ABD merkezli
Verizon da Microsoft'un IP TV
çözümünü kullanma konusunda onlara katıldı. CEO'sunun söylediğine
göre Verizon $73 milyar dolarlık yatırıma girişmiş. Yeni fiber sisteminden
saniyede 100 megabit hızla veri indirilebilecek, sisteme 15 megabit
hızla çıkılabilecek. Bu Verizon'un FiOS isimli yeni şebekesini halen
ABD'nin en hızlı, en etkileşimli şebekesi yapmaya yeterli. 2005 yılı
sonuna kadar 3 milyon eve ulaşılacağı ve ve hızla büyümeye devam edileceği
açıklanıyor.
Öte yandan Swisscom/Bluewin 600 kadar abone ile
Kasım 2004'den bu yana deneme yayınlarını sürdürmekte idi. Bell Canada,
Bell South, Reliance (Hindistan) ve TelecomItalia
da bu yeni teknoloji üzerinde çalışmaktalar. Fastweb,
Yahoo BB ve Swisscom/Bluewin dışında Belgacom da bu yıl ticari bir
IP TV hizmetini başlatıyor.
Halen 2.5 milyon
dolayında olan
IP TV
abonesinin 2010 yılına kadar olan 5 yıl içinde on kat
artarak 25.9 milyon abone sayısına ulaşacağı, ve 10 milyar dolardan
fazla bir ciroya ulaşacağı hesaplanmaktadır. Şu anda
IP TV tüm dünyadaki yayıncıların,
telekomcuların ve kablocuların en gözde konusu. Eksponansiyel bir gelişme
bekleniyor. Kaliforniya merkezli Multimedia Research Group da 2004 yılında
abone sayısı 1.9 milyon dolayında olan
IP TV hizmetlerinin 2008 yılında
25.3 milyon aboneye ulaşacağını hesaplamış. 2004 yılında 635 milyon
dolar olan abone gelirlerinin aynı 4 yıl içinde 7.2 milyar dolara tırmanacağını
hesaplıyor. (Türkiye için bu değerlerin yüzde biri, yani 2008
IP TV cirosunun 72 milyon
dolar olmasının beklenmesi çok hatalı olmaz sanıyorum)
Bu alanda
uydu işletmecilerinin nasıl davranacakları da henüz belirginleşmiş değil.
Bölgeler arası aktarımcı mı olacaklar, yayın dağıtıcısı mı olacaklar,
yoksa doğrudan yeni etkileşimli hizmetlerin servis sağlayıcısı mı olacaklar
henüz belli değil.
adsl arıza TDG araştırmacısının söylediğine
göre 20 milyonu geçen abone sayısı için hibrid teknolojilerin kullanılması
Telekom şirketlerinin TV
ya da, internet şebekesi
üzerinden telefon hizmetleri (
VoDSL
) vermelerinin önüne geçecek ve hakimiyet kazanacaktır. TDG araştırmasına
göre olay telekom şirketlerini aşarak kablo ve GSM şebekelerinin de
dahil oldukları çoklu ortam şebeke topolojilerini etkili kılacaktır.
Uydu işletmecileri
kablo
TV işletmecileriyle rekabet edebilmek için yayın
repertuarlarını IPTV esasına
göre iste ve izle(VOD) yayınlarıyla çeşitlendirebilmek zorundadır. Fiber
hatların ulaşamadığı yerlerdeki kullanıcılar
IP
si olan
VSAT
terminalleri ile şebekeye girecek. Küçük çanaklarla
hızlı veri akımı sağlanabiliyor. Ancak, doğrudan son kullanıcılar için
hala oldukça pahalıdır. 2004 ile 2010 yılları arasında sektörün yıllık
bileşik gelişme hızının %102 gibi çok cazip bir boyutta olacağı beklenmektedir.
Şu anda internette mevcut
iste ve izle ( VOD ) görüntü
yayınları ayda 15 dolar gibi bedelle alınabilen genişbant (
hızlı
internet ) servislerinden indirilebliyor. Ucuz ve
son derece elverişlidir. Kullanıcısı da çok. Ama şimdi bir de bunun
gerçek yayın kalitesinde ses ve görüntüler indirilebilen
IP TV halini düşünün. Endüstriyel
olarak eski dengelerin tümünü değiştireceği kesindir. Örneğin
TV endüstrisi artık içeriği yayıncının müşteriye ittiği
modelden, tüketicinin istediği içeriği kendine çektiği modele doğru
geçiyor, eski düzen tersine dönüyor. Bu bir devrim olarak tanımlanabilir..
|